Swissôtel The Bosphorus - Lüks otel - Kitapseverler için İstanbul

Kitapseverler için İstanbul

İstanbul’da kitap okumak çoğu zaman sadece okumak değildir. Doğru mekânı bulmak, doğru sessizliği yakalamak ve şehirle arana küçük bir mesafe koymakla ilgilidir. Çünkü bu şehirde sessizlik nadirdir; ama bulunduğunda kıymetlidir. Kitapseverler için İstanbul, gürültünün arasında saklanmış duraklardan oluşur. Kütüphaneler, sahaflar ve sessiz köşeler… Hepsi aynı ihtiyaca cevap verir:
yavaşlamak.

 

Kütüphaneler: Sessizliğin Mimari Hâli

İstanbul’daki kütüphaneler yalnızca kitapla dolu alanlar değildir. Yüksek tavanlar, geniş masalar, filtrelenmiş ışık ve doğal bir sakinlik sunarlar. Burada zaman farklı akar. Kimse acele etmez, kimse yüksek sesle konuşmaz. Sayfaların sesi, şehrin yerini alır. Kütüphaneler, şehir içinde zihinsel bir durma noktasıdır. Okumak kadar düşünmek için de vardırlar.

 

Sahaflar: Kitabın Hafızası

Sahaflar İstanbul’un en karakterli mekânlarından biridir. Yeni değil, yaşanmış kitaplar sunarlar.

 

•⁠ Kenarları sararmış sayfalar

•⁠ İçinde notlar kalan kitaplar

•⁠ Daha önce kimlerin okuduğunu düşündüren izler

 

Sahaflarda zaman doğrusal değildir. Bir raf, sizi on yıl öncesine de götürebilir, hiç bilmediğiniz bir yazara da. Burada kitap seçmek hızlı bir karar değildir. Karıştırılır, dokunulur, beklenir.

 

Sessizlikler: Mekândan Çok Bir Hâl

İstanbul’da sessizlik her zaman kapalı kapıların arkasında olmaz. Bazen bir pencere kenarında, bazen bir arka sokakta, bazen de bir kafede bulunur.

 

Kitapseverler için sessizlik;

•⁠ Gürültüsüz bir masa

•⁠ Kimsenin acele etmediği bir köşe

•⁠ Uzun süre oturmanın sorun olmadığı bir alan demektir.

 

Bu sessizlikler planlı değildir. Bulunur, yakalanır ve bırakılmak istenmez.

 

Okumak İçin Doğru Tempo

İstanbul’da kitap okumak, şehrin hızına karşı bir tavır gibidir. Biraz yavaşlamak, biraz içeri çekilmek. Vapurdan sonra girilen bir kütüphane,
kalabalık bir caddeden kaçılan bir sahaf, ya da sadece sessiz bir köşe… Okuma deneyimini belirleyen şey kitap kadar ortamdır.

 

Şehirle Araya Konan İnce Mesafe

Kitapseverler için İstanbul, tamamen kaçılan bir şehir değildir. Sadece sesi biraz kısılır. Dışarıda hayat akmaya devam ederken,
içeride birkaç sayfa çevrilir. Bu denge, İstanbul’da kitapla kurulan ilişkinin özüdür.

 

Bir Alışkanlık Olarak Okumak

İstanbul’da okumak bir lüks değil, bir ihtiyaçtır. Gürültünün arasında kendine ait bir alan yaratma ihtiyacı. Kütüphaneler, sahaflar ve sessizlikler bu yüzden önemlidir. Şehri terk etmeden, şehirden biraz uzaklaşmanın yollarıdır. Ve bazen İstanbul’da en iyi yapılan şey, kalabalığın ortasında bir kitabın içine girmektir.

 

Oda rezerve et
Oda rezerve et
close